Gönderen Konu: Biraz Da Çiçekleri Tanıyalım  (Okunma sayısı 2300 defa)

Çevrimdışı kental

  • Çaylak Penguen
  • **
  • İleti: 225
  • Can sıkıntısı işte. Bir dala tutunamadık.
    • Kişisel Blog
  • Dağıtım: Linux Mint Cinnamon 18.1 64 Bit
  • Masaüstü Ortamı: Cinnamon
  • Grafik Kartı: ATI HD4850
  • İşlemci: Core 2 Quad
Biraz Da Çiçekleri Tanıyalım
« : 25 Nisan 2014, 18:30:10 »
Bu yazıda çiçeklerden bahsedeceğim. Elimde bulunan Yeni Gine, Menekşe, Fesleğen ve Peygamber Kılıcı'nı tanıtayım.

 Yeni Gine'den başlayalım.
Araştırdığım kadarıyla Yeni Gin, Cam Güzeli çiçeğinin saksı versiyonu. Yani normalde 60cm'e kadar uzayabilen ve daha az çiçeklenen bu bitkiyi, boyu bir karışı geçmeyen ve oldukça fazla çiçek veren bitkiye dönüştürmüşler. Tam terimini bilmiyorum. Herneyse, bu çiçek değişik renklerde açabiliyor. Bendeki turuncu olanı.
Çiçeği aldığımdaki şekliyle büyütüyorum. Toprağı çok ilginç bir toprak. Lif benzeri ot ve bitki artıklarına benziyor ve oldukça hafif. Sulamasını bu zamanda iki-üç günde bir yapmak gerekiyor. Bir çay bardağı yeterli olur.
Çiçekleri çok hassastır. Fazla sallarsanız düşebilir. Fakat çiçeğin ortasındaki kısmı genelde düşmüyor. Bu çiçeği, kendisi ekmek isteyenlere bu orta kısmı lazımdır. Çünkü aşağıdaki resimlerde çiçeğin içindeki siyah tohumu görebilirler. Ne zaman ekildiği konusunda tam bilgim yok.
Sürekli çiçeklenen bu bitkiden birtane bulundurursanız gözünüz bayram eder :) . Bir de güneşi severler. Balkon kenarı fena olmaz.




Menekşe

Aslında bunun hakkında çok bilgim yok. Evden annem zorladı almam için. İlk zamanlar birkaç yaprak vardı. Gerçi yılbaşından sonra vermişti. Çok da olmadı ama epey bir yaprak açtı. Sonrasında asıl olay olan çiçekler geldi. Tomurcuklandı ve birer birer açmaya başladı. Çiçekler açtıkça yapraklar daha da çoğaldı ve yanlamasına genişlemeye başladı.
Normal çiçek toprağına dikebilirsiniz. Suya Yeni Gine'den daha az ihtiyaç duyar. Belki dört günde bir çay bardağı dökerseniz sorun olmaz. Toprağının erkenden kuruduğunu görüseniz, göz kararınca su dökebilirsiniz. Yazın da kışın da yeşil olan bir bitkidir.
Yaprakları oldukça tüylüdür. Suyu yapraklarına değdirirseniz uzun süre orada kalacaktır. Üstelik parmağınızla suyu sürükleniz de gitmez. Mümkün mertebe yapraklardan uzak durun.
Ben mağazanın girişinde tutuyorum. Çok güneş istemiyor galiba. Gün ışığı olsa da olur. Yalnız birçok bitki gibi rüzgarın olduğu bir yerde olursa kanımca daha iyi olur.



Fesleğen

Sevgili belediyemizin de her baharda ücretsiz dağıttı bu çiçek çok hoştur. Bakmasını bilene gerçekten çok uzun müddet yeşil kalıyor. Bu düşüncemi neredeyse 11 ay yaşamasına vesile olduğum ilk fesleğenimden biliyorum. Sağolsun bu çiçekleri çok iyi bilen birinden taktik almıştım. Gerçekten işe yarıyor.

Kendisi kırpıdak adı verilen iri yapraklı cinsi de olan bir bitkidir. Kırpıdaklar genelde kokarlar. Fesleğenler ise daha küçüktür.
Nisan aylarında elime ulaşır bu çiçek. Suyunu zamanında vermezseniz buruşur ve daha yumuşak bir hale gelir. Suyunu verirseniz sert ve diri olur.  Yaz döneminin sonuna, hava soğuyuncaya kadar Yeni Gine kadar su ister ve güneşi severler. Yerini de severse, dikdiğim bir karış saksının iki katı olduğuna şahit oldum :) .
Bakımında pek dikkat edilmesi gereken bir nokta yok. Fakat püf nokta geliyor... Bitki çiçek çıkarıp bembeyaz olduktan sonra miadını dolduruyor. Bunu engellerseniz çiçek her daim yemyeşil kalır. Çiçek çıktığı zaman almanız gerekiyor. 11 ay dayanan çiçeğim son ayında şiddetli rüzgarlar ve soğuk sebebiyle ölmüştü.
Herhalde başka birşey kalmadı.



Peygamber Kılıcı
Yine bu bitkiyi de annem verdi. Pek bilgim yoktur. Bu bitki çiçek açan türüymüş. Evdeki çiçek birkaç senede bir metreyi geçti. O kadar çoşkun ki o saksının içine o kök nasıl sığıyor bir anlam veremiyorum. Malesef benimkisi o kadar büyümedi.
Güneşi çok sever ve sulaması az yapılması gerekir. Haftada bir, toprağı ıslanacak kadar yeterli olur. Yaz, kış yeşildir. Çiçeği konusunda bir bilgimiz yok. Henüz açmadı. Fakat evdeki çiçek çıkarmaya başlamış.
Başka bir saksıya çoğaltılmak istenirse, dalından bir parçanın önce suda kök çıkarması beklenilmeli. Yeterli miktar uzadığında saksıya dikiniz.



Resimleri makro modunda çekmiştim. Bazıları istediğim gibi olmamış. Fakat amacını karşılıyor.

Çiçeklerle alakalı bir not. Bu çiçeklerin yapraklarını fısfıs ile bir kere yıkamıştım. Böceklerden arındırılması için gerekliymiş. Fakat siz anormallik görmediğiniz sürece bunu denemeyin. Yıkadıktan sonra üzerindeki toz takabası çamurlaşıp damla damla kalıyor ve gitmiyor.

Sağlıcakla kalın efendim.
« Son Düzenleme: 06 Mayıs 2014, 19:51:11 Gönderen: kental »

Çevrimdışı Danny

  • Proje Sorumlusu
  • Guru
  • *****
  • İleti: 2046
  • Nihilist
  • Dağıtım: Linux Mint
  • Masaüstü Ortamı: Cinnamon
  • Grafik Kartı: Intel HD 620
  • İşlemci: Intel i7 - 7500U
Ynt: Kasalarımızın Resimlerini Paylaşalım
« Yanıtla #1 : 29 Nisan 2014, 17:22:22 »
İlk kasa çok şıkmış :) oyun hastaları genelde bu tarz, görsel canavarları tercih etmekteler. Ben de ekliyeceğim kısmet olurda evime gidebilirsem. Diğer yarışmacı arkadaşların kasalarını da görelim hadi :)
Gelip sağ yanağımdan öptü. Dindar değildim ama sol yanağımı da çevirmek istedim o an...