Gönderen Konu: Korsana karşı saçma uygulama: DRM  (Okunma sayısı 3763 defa)

Çevrimdışı fortran

  • Kıdemli Penguen
  • ****
  • İleti: 774
  • Bir insanı sevmekle başlar her şey...
  • Dağıtım: Linux Mint
Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« : 26 Nisan 2014, 13:00:23 »
Korsan kullanım iyidir-güzeldir veya kötüdür-şeytandır gibi bir tartışma başlatmayacağım. Ancak bazı olayların seyri, DRM konusuyla ilgili bir şeyler yazmayı gerektiriyor.

Bir kaç yıldan beri DRM ( Digital Rights Management - Sayısal Haklar Yönetimi ) diye Internet'te bir olay dönüyor. Bazıları buna, Digital Restriction Management - Sayısal Kısıtlama Yönetimi diye bir isim bile verdiler.

DRM'i bilmeyenler için kısaca bir örnek vereyim. Diyelim bir siteye giriyorsunuz ve parasını ödeyerek bir film veya müzik indiriyorsunuz. Parasını ödeyerek, indirdiğiniz bu dosyayı her izlemeye kalktığınızda, Internet'te bir sunucuyla bağlantı kuruluyor ve izlemek için izin alınıyor. Şayet Internet'iniz yoksa izleyemiyorsunuz. Daha da kötüsü, Windows/MAC OS gibi bir işletim sistemi kullanmıyorsanız, gene izleyemiyorsunuz. Daha daha kötüsü, Windows bile kullansanız, belirli bir süre sonra lisansınız iptal edilebiliyor. Ve en berbat yanı da dosyayı başka bir ortamda izleme şansınızın olmaması.

Olayın trajikomik boyutuna gelince, Microsoft becerebilirseniz DRM'i kaldırmanıza laf etmiyor. Örneğin şöyle bir açıklaması var:

Alıntı
"Microsoft, 19 Ekim 2001 tarihinde çıkan Freeme.exe yazılımını Kayıt Web sitesinde
değerlendirmiş ve Microsoft Windows Media Digital Rights Management sürüm 7 (7.1 dahil)
ile korunan içerikleri satın alan veya lisans alan kullanıcılar için, Freeme yazılımının
içeriklerin Digital Rights Management (DRM) korumasını ihlal etmek amacıyla
uygulanabileceğini doğrulamıştır. Bu ihlalin kullanıcıları bilgisayarında bulunan kişisel
bilgilere yönelik bir korsanlık özelliğinde olmadığını belirtmek gerekir."

 İsterseniz açıklamanın tamanını  Microsoft'un kendi sitesinde okuyabilirsiniz.

Evet arkadaşlar durum budur. Korsana hayır maskesi altında, sizin özgürlüğünüz kısıtlanmaktadır. Ubuntu kullanıyorum ve şu an Windows'ta yaptığım 2 şey dışında her şeyi ama her şeyi yapıyorum. Bunlardan birisi oyun oynamak, diğeriyse parasını ödeyip almış olduğum dosyaları dinlemek/izlemek. Oyun oynamaya birşey demeyeceğim, çünkü geliştiricilerin bazı dayatmalar sonucunda platform bağımlı yapması kaçınılmaz. Ancak her ortamda çalışması gereken dosyaların, sadece kendisine özgü çalışması kadar kısıtlayıcı bir saçmalık olabilir mi? Veya parasını ödediğim şeyi dilediğim gibi kullanamamak kadar can sıkıcı bir durum olabilir mi?

İşte korsana hayır kampanyacılarının gerçek yüzü budur. Fırsatları olsa deri altınıza RFID'lerden yerleştirip, evlerinize kamera koyup, sizi 24 saat izlerler. Çünkü para kazanmak için onlara göre her yol mübahtır. İşin sanatında, estetiğinde, güzel şeyleri ortaya çıkartmada hiçbir şey umurlarında değildir. Daha çok para - daha çok kâr için bir döngü kurmuşlardır ve bu döngünün dışına çıkmamanız için elinizden geleni yaparlar.

Linus Torvalds, DRM desteğinin Linux'ta verilebileceğini söyledi. Ama sorun Linux'un DRM destekleyip desteklemeyeceği değil, onun engelleniyor oluşu! Microsoft'un sunduğu DRM lisansıyla gelen bütün videoları ve müzikleri, sadece Windows Media Player ile izleyebilirsiniz. Bırakın başka bir işletim sistemini, başka bir programla bile kullanmanız sıkıntılara neden olmaktadır.


Defective by design...


 Apple sunduğu Mac OS X ile DRM'e tam destek veriyor. Bir şarkı satın aldığınız zaman, tek bilgisayarda çalıştırmak için ayrı, iPod'da çalıştırmak için ayrı, ikisinde birden çalıştırmak için ayrı para ödüyorsunuz. Yani firmalar dinleme hakkını satmak yerine, tuhaf yaklaşımlarla daha fazla para koparma derdine düşmüş durumdalar.

Bugün ses ve video dosyalarıyla başlayan sürecin, ileri de ne kadar feci durumlara dönüşebileceğini kestirmek güç değil. Bir süre sonra, çalıştırdığınız her programı denetleyecek ve firmaların iç politikalarına göre sizlere izin verecek, bir yapıya doğru gidiyoruz. Komplo teorileri üretmenin bir gereği yok. Ancak bu işin sonu, 24 saat denetim altında tutulan kullanıcılara kadar gidebilir.

Richard Stallman'ın bu konuda birçok açıklaması var. Anti-DRM siteleri de kurulmuş durumda. Bunlardan bir tanesi de, tasarımdan sakat anlamına gelen, Defective by design... Bu adrese girerek konuyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. Gayet net şekilde, neden DRM'e hayır dememiz gerektiğini açıklıyorlar.

 Korsanla mücadele adı altında firmalar kurup insanları denetlemeye çalışanlardan nefret ediyorum. Açıkcası, DRM'e, sert bir karşılık verilmesi gerektiğine inananlardanım. En doğru tepki nedir emin değilim ama en azından yapabileceğimiz bazı şeyler bulunuyor:

    * DRM destekli ürünleri satın almayız.
    * DRM ile gelen video ve müzikleri indirmeyiz. mp3 veya DivX, XviD gibi teknolojileri bir süre daha kullanabiliriz.
    * DRM destekli ürün satan ve DRM lisansı kullandırtan firmalara, bu ürünleri neden istemediğimizi anlatan yazılar yollayabiliriz.

Sanatta öncelik para değildir; en azından böyle olmaması gerekir. Ama DRM örneğinde olduğu gibi para hırsı o kadar büyümüş ki; artık bazı firmalar kullanıcıyı denetlemeyi bir hak olarak görmeye başlamışlar. Bizi izlemek kimsenin hakkı değildir. Özel yaşamınızda ne yaptığınız kimseyi ilgilendirmez ve yaptıklarınızı kimse takibe alamaz. Hiçbirimiz 1984 romanının kahramanları değiliz ve böyle bir hegemonyayı kabul edemeyiz!

20 Ağustos 2006-----Çağatay ÇEBİ

cagataycebi.com


Çevrimdışı Scipio

  • Penguen
  • ***
  • İleti: 353
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #1 : 06 Haziran 2014, 23:11:01 »
Böyle bir uygulamadan haberim yoktu. işin cılgını çıkarmışlar.

Çevrimdışı dlyalcin

  • Penguen
  • ***
  • İleti: 296
  • Dağıtım: Qiana
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #2 : 07 Haziran 2014, 17:46:03 »
    Korsana hayır sloganını en çok kullananlar sanatçılar. Fakat korsandan sanatçıların bir zararı yok. Çünkü sanatçı --  ister şarkıcı ister yazar olsun -- müziğin, kitabın haklarını şirkete satıyor. Satışlardan çok cüzi pay alıyorlar. Sanatçıların asıl para kazandıkları yer konserler. Fakat sanırım şirketlerin zorlaması sebebiyle televizyonlara çıkıp sanki zarar gören kendileriymiş gibi konuşuyorlar.
   
    Sistemler değişirken en büyük direnci mevcut sistemin kaymağını yiyenler gösterir. Bunlar mevcut sistemde güçlü olduklarından hep pürüz çıkarırlar; can sıkacak güce sahiptirler. Fakat tarihe baktığımızda hep değişim kazanmış, bir önceki dönem kaybetmiştir. Aynı matbaaya ilk karşı çıkanların el yazması kitap yazarak para kazanan insanlar olması gibi günümüzde de şirketler internet çağının getirilerine direniyorlar. Hâlbuki yapmaları gereken yeni bir döneme girdiğimizi kabul edip yeni döneme özgü yöntemler geliştirmeleridir. Bunu yapmıyorlar. Bunun yapılmasına gereken ise bizim kuşağımızın ülkeleri yönetmeye başlamasını beklemek. Eski kuşak politikacılar bu sorunları aşacak vizyona sahip değiller. Henüz Avrupa, Amerika dâhil hiç bir ülke bu konuda yapılması gerekenleri yapmıyor. Bu konuda ilk adımı atan ülke diğerlerinden bir adım öne geçecek. Bu aslında Türkiye için iyi bir fırsat. Değer yargıları, alışkanlıklar değişiyor. Yeni bir dünya doğuyor. Bu avantajı iyi kullanırsak uygar dünya ile olan mesafeyi hızla kapatabiliriz.
 

Çevrimdışı minteger

  • Penguen
  • ***
  • İleti: 381
  • Dağıtım: Linux Mint 17.3 KDE
  • Masaüstü Ortamı: --illede KDE
  • Grafik Kartı: Nvidia
  • İşlemci: AMD
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #3 : 28 Ağustos 2014, 13:07:38 »
Bu konuyu şiddetle takip etmeliyiz.

Çevrimdışı fortran

  • Kıdemli Penguen
  • ****
  • İleti: 774
  • Bir insanı sevmekle başlar her şey...
  • Dağıtım: Linux Mint
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #4 : 28 Ağustos 2014, 13:38:12 »
Konuyu buradan takip edebilir, destek olabilirsiniz arkadaşlar.

Çevrimdışı mhborazan

  • Çok Yeni Penguen
  • *
  • İleti: 19
    • Pisi
  • Dağıtım: Linux Mint 17.1
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #5 : 12 Ocak 2015, 22:32:17 »
İlginç bir konu :) Makale bölümüne ilk kez girdim ve sanırım buraları biraz kurcalamam bilgi hazineme çok şey katıcak.

Çevrimdışı kuzgun_

  • Çaylak Penguen
  • **
  • İleti: 107
  • oldu da "yok" mu dedik.
  • Dağıtım: Linux Mint 17
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #6 : 13 Ocak 2015, 15:16:23 »
bilemiyorum, Windows bunu yaparsa kendisi kaybeder. daha öncede office uygulamalarının uzantılarını değiştirerek tüm dünyada tepki çekmişti...
Windows'un bu tür düşüncesiz ve katı hareketleri; sadece son kullanıcıları değil tüm kullanıcıları olumsuz etkiler ve farklı platform arayışına girmesine sebep olur.. bence bu hareketi de ilerde büyük sıkıntı çıkaracaktır.

Çevrimdışı minteger

  • Penguen
  • ***
  • İleti: 381
  • Dağıtım: Linux Mint 17.3 KDE
  • Masaüstü Ortamı: --illede KDE
  • Grafik Kartı: Nvidia
  • İşlemci: AMD
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #7 : 09 Eylül 2015, 15:45:28 »
Konuyu hortlatayım.

Fifa 2014 gibi oyunlarda drm sistemleri kullanılıyormuş. Ancak fifa 2015 için drm yi çinli bir grup kırmayı başarmış. Henüz oyun kullanılabiler hale getirememişler ancak oda yakındır. Hem orjinal kullananların, hem korsan kullananların hemde bu konuyla ilgili olanların drm ile ilgili kaygıları var. Forumlarda şimdi dolaştım ve yorumlar genelde bu yönde. Umarım drm fazla tutmaz. Çünkü konuyu açan fortran ında da dediği gibi sadece telif hakkı korumanın ötesine gidecek bir uygulama. Şimdilik sadece telif hakkı koruyormuş gibi görünüyor ancak kaygılar herkes için mevcut. Tepki göstermeye devam etmek gerek.

Çevrimdışı kuzgun_

  • Çaylak Penguen
  • **
  • İleti: 107
  • oldu da "yok" mu dedik.
  • Dağıtım: Linux Mint 17
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #8 : 09 Eylül 2015, 15:55:31 »
Bende diyorum ben bu makaleyi okumuştum ama ne zaman :) hakkaten hortlattın konuyu  :blank: :blank:

Çevrimdışı seron

  • Yeni Penguen
  • *
  • İleti: 39
  • Dağıtım: LinuxMint, Ubuntu studio, Lubuntu
  • Masaüstü Ortamı: mint, xfce, xlde
  • Grafik Kartı: ASUS-AMD HD 7790
  • İşlemci: amd FX 6300
Ynt: Korsana karşı saçma uygulama: DRM
« Yanıtla #9 : 09 Eylül 2015, 18:52:48 »
ister istemez ben de katılmak istedim ;)

ben firmaların ne yaptığını pek bilmem. yalnız dikkatimi çeken önemli şeyler de yok değil.
sırf işletim sistemlerini, bilgisayarları merak ettiğimden geçenlerde Apple bilgisayarların fiyatlarına şöyle bir bakayım dedim ama bin pişman oldum. ortalama bir masaüstü PC fiyatı apple'da 5000TL lerde dolaşıyor. YUH' bu ne be?! daha bunun faresi klavyesini de ayrı satıyorlar (yanlış anlamadıysam)

ben tarafsız düşünen, tarafsız yazan biriyim. o yüzden birşeyi överim de eleştiririm de. her sistemin artılarını eksilerini kendim ce değerlendirdiğimde apple sistemlerini microsoft ve linux sistemlerinin yanına koyduğumda öyle çok da ideal sistemler olmadığını düşünüyorum. içeriğindeki programlar ve programların fonksiyonları kısıtlı. mesela ara sıra da olsa güvenli silme programlarına işim düşer. bu programa ister bir dosyayı üzerine yazdırır, ister, tüm diski yazdırırım ve kaç kez üzerine yazılacağını kendim belirleyebilirim. örnek: windows için yapılmış ERASER adlı program.

apple 'a kötüdür demiyorum ama bir windowslu PC ile karşılaştırıldığında -bence- beş para etmez. windows tabanlı, 1500-2000TL ye aldığınız bir bilgisayar apple'da 5000TL yi geçiyorsa, buna ancak yukarıda söylediğim ünlemle yaklaşılır.

konuyla alakası ne?

apple'ın bu kadar pahalı olmasının nedeni, nasıl söylenir, sosyete kesime hitab etmesidir. parası bol olan, marka takıntısı olan kişizadelerin sistemidir apple. e doğal olarak da kişilerden para kazanmanın yollarını güzel bulmuşlar. buna da güzel bir makyaj, güzel bir isim bulmuşlar: "KORSANA HAYIR!"  yav bırak şimdi yemeyin bizi!

bu gün bir müzik albümünün fiyatı uygundur. bir filmin fiyatı uygundur fakat ne kadar uygun olursa olsun, korsanı tetikleyen şey sadece ürün fiyatı değildir. (bu konu uzar gider)

bir aralar kafamda şöyle bir önlem kurmuştum: ülen firmalar neden korsanı kendi ğüretip satmıyor? öyle ya? şayet ürünü ikiye böler, orjinal yüksek kalite albüm, ekonomik albüm diye iki ürün gurubu halinde sunarsa, tüm piyasayı ele geçirir.
orjinal yüksek kaliteolbümü atıyorum, 10TL ye satıyorsa, ekonomik ürünü 3TL ye satsa, korsancıların eline para geçmez. insanlar korsan alacağına ya da indireceğine satın alınmış CD lere DVDlere para vermek isterler.

yüksek kaliteli olan ürünü 5.1 çıkışı detekleyecek şekilde, ekonomik ürünü ise stereo ya da mono; bu bir filim ise çözünürlüğü bilinçli olarak düşürerek satarsın, herkes hakkına razı olur, herkes mutlu olur değil mi? ama sakalım uzun değil ki ;D

neyse...