Sorarken Forumu dikkatlice seçin Sorunuzu nereye soracağınıza iyi karar verin. Şayet aşağıdakileri yaparsanız, dikkate alınmayabilir veya bir zavallı muamelesi görebilirsiniz:
* Sorunuzu, konu ile alakasız bir foruma göndermek
* İleri seviye konuların tartışıldığı bir foruma, başlangıç seviyesinde bir soru göndermek veya tam tersini yapmak
* Çok fazla haber grubuna birden posta atmak
* Tanımadığınız veya sizin sorununuzu çözmekle mükellef olmayan birilerine özel ileti göndermek
Üstatlar, kendi iletişim kanallarının allak bullak olmasını önlemek için, konu dışı soruları soranlara hiddetlenirler/köpürürler. Bunun başınıza gelmesini istemezsiniz.
Bu nedenle yapılacak ilk şey doğru forumu bulmaktır. Google ve diğer arama motorları bu konudaki en büyük yardımcılarınız olacaktır. Sorun çıkaran donanım veya yazılım ile en alakalı görünen proje sayfalarını bulmak için arama motorlarını kullanın. SSS arşivlerine, proje ileri listelerine ve onların arşivlerine ulaşmanızı sağlayacak bir bağ bulabilirsiniz. Şayet kişisel çabalarınız (SSS sayfalarını ve kılavuzları okumak gibi) sorunu çözmeye yetmezse, e-posta listeleri gidebileceğiniz son yerlerdir. Eğer proje sayfasında hata raporlama yöntemi anlatılıyorsa veya bir bağ varsa onu takip edin.
Unutmayın ki tanımadığınız bir kişi ya da foruma bir ileti göndermek her zaman için riskli bir iştir. Örneğin; bilgilendirici bir web sayfasının yazarının sizin ücretsiz kişisel danışmanınız olmayı istemesini beklemeyin. Sorunuzun iyi karşılanacağını yönünde iyimser fikirlerle hareket etmeyin. Emin değilseniz ya başka bir listeye gönderin ya da göndermekten tamamen vazgeçin.
Bir forum, haber grubu ya da e-posta listesini seçerken, ismine çok fazla güvenmeyin. SSS veya açıklamaları okuyun ve orasının sizin için en uygun yer olduğuna emin olun. Sorunuzu göndermeden önce, geçmiş ileti trafiğine bir göz atın ve orada işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenin. Aslında, sorunuzu göndermeden önce posta listesinde ya da haber grubu arşivlerinde anahtar kelimeleri kullanarak bir araştırma yapmak oldukça akıllıca bir yöntemdir. Bu sayede bir cevap bulabilirsiniz. Bulamasanız bile, sorunuzu daha iyi açıklamak ve daha iyi bir cevap alabilmek için ipuçları elde edebilirsiniz.
Mümkün olan bütün yardım kanallarını birden kullanmayın. Bu bağırmak olarak algılanır ve insanları rahatsız eder. Sırayla deneyin.
Sorunuzun hangi konu içinde olduğunu bilin! En büyük klasik hatalardan birisi Unix veya Windows programlama arabirimleri hakkındaki soruları, bir dile veya kitaplığa adanmış bir foruma sormaktır. Bunun neden büyük bir gaf olduğunu anlayamıyorsanız, bunu anlayana kadar hiç soru sormayın.
Genel olarak, konu ile alakalı iyi seçilmiş bir genel foruma gönderilecek bir soru, özel bir tanesine gönderilmiş aynı sorudan daha iyi cevaplar almaya adaydır. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Bunlardan biri basitçe, cevap verebilecek potansiyel kişi sayısıdır. Diğeri topluluğun boyutudur; üstatlar küçük bir grup yerine geneli eğitecek soruları tercih ederler.
Yetenekli üstatların ve yazılım geliştiricilerin normaldan çok fazla hatalı/yanlış yönlendirilmiş iletiler aldığını unutmayın. Bu zararlı akıntıya katkıda bulunarak, insanları yaptıkları iyiliklerden dolayı pişman etmeyin, bardağı taşıran damla olmayın. Sizce bir mesaj önemli olmayabilir ama binlercesi bir araya gelirse çığ oluşabilir. Bir kaç kez, popüler projelerin katılımcılarının, bu saçma ve dayanılmaz e-posta trafiği yüzünden, desteklerini çektiklerine şahit oldum.
Acemileri hedefleyen İnternet ve IRC forumları genellikle en hızlı cevapları verirler Yerel kullanıcı grubunuz veya Linux dağıtımınız, acemiler için bir İnternet forumu veya IRC kanalını tavsiye edebilir. (İngilizce konuşulmayan ülkelerde hala çaylaklar için çoğunlukla e-posta listeleri kullanılmaktadır). Buralar, özellikle basit veya genel bir sorun ile karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsanız, cevap aramaya başlamak için en doğru yerlerdir. Bilinen bir IRC kanalı, soru sormaya açık davettir ve gerçek zamanlı olarak cevap bulabileceğiniz yerlerdir.
Şayet size sorun çıkaran uygulama bir dağıtım ile birlikte gelmiş ise (günümüzde bu oldukça yaygındır), uygulamanın proje forumu/listesine sormadan önce, dağıtımınızın forum veya listelerine sormak daha uygun bir yoldur. Proje üstatları sadece "kodlardan derlemeyi deneyin / bizim paketlerimizi kullanın" diyebilirler.
Bir İnternet forumuna sorunuzu yollamadan önce, bu forumun arama özelliği olup olmadığını kontrol edin. Şayet varsa, sorununuzla alakalı bir kaç kelime kullanarak arama yapın, bu şekilde sorunlarınızı çözebilirsiniz. Daha önceden İnternet genelinde bir arama yapmış olsanız bile, forum içinde arama yapmayı ihmal etmeyin. Kullanmış olduğunuz arama motoru bu forumu indekslememiş ya da bilgileri güncellememiş olabilir.
E-posta yöntemi daha çok geliştiriciler arasında kullanılırken, projelerin kullanıcı desteklerinin İnternet forumları veya IRC kanalları üzerinden yürütülme eğilimi hızla artış göstermektedir. Bu nedenle projeye özgü bir sorun için yardıma ihtiyacınız varsa, ilk önce buralara bakınız.
İkinci adım olarak proje posta listelerini kullanın Şayet bir projenin geliştiriciler için posta listesi varsa, sorularınızı bu listelere gönderin. Sorunuza kimin en iyi cevabı vereceğine emin olsanız bile, soruları özel eposta olarak göndermeyin. Projenin kılavuz sayfalarını ve ana sayfasını kontrol edip, e-posta listelerinin adresini bulun ve bu listeleri kullanın. Bu şekilde davranmanın oldukça mantıklı birkaç sebebi vardır:
* Bir geliştiriciye sorulmayı hakedecek kadar iyi bir soru, bütün grubun dikkatine sunulmayı hakediyor demektir. Tersine şayet sorunuzun posta listelerine sorulamayacak kadar aptalca olduğundan şüpheleniyorsanız, bunun proje geliştiricilerini rahatsız etmek için bir özür olmadığını da bilmelisiniz.
* Listelere soru sormak yükü geliştiriciler arasında dağıtır. Herhangi bir geliştirici (özellikle projenin lideri) sizin sorunuza cevap veremeyecek kadar meşgul olabilir.
* Pek çok e-posta listesi arşivlenmektedir ve bu arşivler arama motorları tarafından kaydedilmektedir. Eğer sorunuzu listeye sorar ve cevap alırsanız, başkası aynı soruyu sormak yerine sizin sorunuzu ve cevabı internette bulabilir.
* Eğer belirli soruların sıklıkla sorulduğu görülürse geliştiriciler bu bilgiyi belgelendirmelerini ya da yazılımın kendisini karmaşıklığı azaltacak şekilde geliştirmek için kullanabilirler. Eğer bu sorular özelden sorulursa kimse resmin tamamını göremeyeceğinden hangi soruların sıklıkla sorulduğunu bilemez.
Eğer bir projenin "kullanıcı" ve "geliştirici" (ya da "üstat") posta listesi veya forumu varsa ve siz kod geliştirme yapmıyorsanız sorunuzu "kullanıcı" listesine/forumuna sorun. Geliştiriciler listesinde hoş karşılanacağınızı düşünmeyin.
Bununla birlikte, eğer sorunuzun aşikar olmadığını düşünüyorsanız ve "kullanıcı" listesinden/forumundan günlerce cevap alamazsanız "geliştirici" listesini deneyin. Buraya bir mesaj göndermeden önce birkaç gün yerel gelenekleri öğrenmeye çalışmanız iyi olacaktır (aslında bu tüm özel ya da yarı-özel listeler için yararlı bir öğüttür).
Şayet projenin posta listesinin adresini bulamaz ama projenin geliştiricisinin adresini bulursanız, bu geliştiriciye yazmaktan çekinmeyin. Bu durumda bile, bir posta listesi olmadığını düşünmeyin. Gönderdiğiniz iletide, bir posta listesi aradığınızı ama bulamadığınızı belirtin. Ayrıca bu mesajınızın diğer kişilere gönderilmesine bir itirazınız olmadığını da belirtin. (Bazı insanlar özel e-postalarının, içlerinde gizli bir şey olmasa bile, özel kalması gerektiğini düşünürler. Mesajınızın diğer insanlara da gönderilmesine izin vererek, sizin iletinizin nasıl ele alınması gerektiği konusunda bir seçim hakkı vermiş olursunuz.)
Anlamlı ve duruma uygun konu başlıkları kullanın Posta listelerinde ve haber gruplarında göndermiş olduğunuz iletinin başlığı, sizin ilk izleniminiz açısından oldukça önemlidir. 50 ya da daha az miktarda karakterden oluşan bu başlıklar uzmanların, konuya olan ilgilerini sağlamak açısından oldukça önemlidir. Bu hakkınızı "Lütfen bana yardım edin" gibisinden saçmalıklar ile harcamayın ("LÜTFEN YARDIM EDİN!!!!" gibi konu başlıkları refleks olarak görmezden gelinir). Acınızın ne kadar büyük olduğunu anlatarak bizi etkilemeye çalışmayın. Bunun yerine sorununuzu tanımlayan kısa bir açıklama yazın.
Konu başlıkları için kabul edilen ve teknik organizasyonlar tarafından sıklıkla kullanılan yöntem, "nesne - sapma" yöntemidir. "Nesne" bölümünde neyin ya da hangi grubun sorunlu olduğunu, "sapma" kısmında meydana gelmesi beklenen ama şartlar olgunlaşmadığı için meydana gelmeyen davranışların açıklaması yer alır.
Salak İMDAT! Dizüstümün ekranı düzgün çalışmıyor!
Zeki XFree86 4.1 fare imleci kötüleşti; Fooware MV1005 video yongaseti
Daha zekice Fooware MV1005 video yongasetinde XFree86 4.1'de fare imleci - kötüleşti.
"nesne - sapma" şeklindeki bir ileti, sizin problemi tanımlamanızda oldukça faydalı olacaktır. Neler etkilendi? Sadece fare imleci mi yoksa diğer grafik görüntüleri de etkilendi mi? Bu sadece XFree86'nın 4.1 sürümüne özgü bir şey mi? Bu Fooware grafik yonga setine özgü mü? Model MV 1005'de oluyor ama diğer modellerde durum nedir? Bu sonuçları gören bir üstat, sizin sorununuzun ne olduğunu ve sorunun nereden kaynaklandığı bir bakışta anlayabilir.
Daha genel olarak, sadece sorulan soruların konu başlıklarının göründüğü bir arşivin indeksine baktığınızı düşünün. Konu başlığınızın sizden sonra benzer bir sorun yaşayacak kişinin soruyu tekrar sormak yerine sizin postanızı takip etmesini sağlayacak kadar açıklayıcı olmasını sağlayın.
Eğer bir iletiyi cevaplayarak bir soru soruyorsanız, ileti başlığını değiştirdiğinizden emin olun. "Re:test" ya da "Re: yeni hata" gerekli etkiyi yaratmayacaktır. Ayrıca önceki iletiden yapılan alıntılar, yeni okuyucular için iyi birer ipucu olacaktır.
Tamamen yeni bir konu için, eski bir iletiyi cevaplamakla yetinmeyin. Bu sizin izleyicilerinizi azaltır. Bazı posta okuyucuları, örneğin mutt, kullanıcılara konulara göre iletileri düzenleme ve aynı başlık altında gizleme şansı verir. Böyle bir durumda, sizin eski konu başlığı ile giden iletiniz gerekli ilgiyi asla göremeyecek demektir.
Sadece konu başlığını değiştirmek yeterli değildir. Mutt ve diğer posta okuyucuları iletinin başlık kısmındaki diğer bilgilere bakar ve bu iletinin hangi konuya ait olduğuna bu şekilde karar verirler. Onlar için konu başlığı önemli değildir. Bu nedenle, yeni bir konu için, yeni bir ileti gönderin.
Web forumlarında bu durum biraz daha farklıdır. Çünkü mesajlar özel tartışma konularına göre gösterilir ve bu başlıkların dışında genellikle görünmezler. Soru sorarken cevap verilen konunun başlığı değiştirmek işe yaramaz. Hatta bazı forumlar cevapların ayrı başlıkları olmasına izin bile vermez, izin verilse bile neredeyse kimse bu başlıkları okumaz. Cevaplarken sorucağınız soruları sadece o konuyu izleyenler görebileceğinden sorunuzu sadece o insanlara sormak istemiyorsanız yeni bir konu başlatın.
Cevaplanması kolay olsun İletinizi "lütfen cevabınızı şu adrese gönderin..." şeklinde bitirmeniz bir cevap almanızı zorlaştırır. Eğer siz bir kaç saniye ayırıp iletinizin Yanıtla bölümünü değiştirmek için uğraşmazsanız biz de sizin probleminiz üzerinde bir kaç saniye uğraşmayız. Şayet posta istemciniz buna izin vermiyorsa,
daha iyi bir uygulama bulun. Şayet işletim sisteminiz posta istemcilerinin bunu yapmasını desteklemiyorsa, daha iyi bir işletim sistemi bulun.
Forumlarda yanıtı eposta ile istemek, eğer bilginin hassas olabileceğine (ve birinin bilinmeyen bir nedenle bütün forumun değil sizin bilmenize izin vereceğine) inanmıyorsanız yapmamanız gereken bir şeydir. Sorunuza cevap verildiğinde bir eposta almak istiyorsanız bunu neredeyse bütün forumların "konuyu takip et" veya "cevaplarda eposta gönder" seçeneklerini kullanarak gerçekleştirebilirsiniz.
Açık, dilbilgisi kurallarına uygun ve sözdizimlerine dikkate ederek yazın Deneyimlerimiz sonucu ilgisiz ve dağınık kişilerin, genellikle, düşünme ve kodlama işlerinde de ilgisiz ve baştan savma davrandıklarını öğrendik. Bu tür insanların sorularına cevap vermenin bir ödülü yoktur. Bu nedenle zamanımızı başka yerlerde harcamayı tercih ederiz.
Bu nedenle sorunuzu açıkca ve düzgün bir biçimde ifade etmeniz çok önemlidir. Şayet bunu yapmaya niyetiniz yoksa, bizden sizin sorununuza eğilmemizi beklemeyin. Kullandığınız dili "parlatmak" için biraz çaba harcayın. Çok resmi ve katı olmak zorunda değilsiniz. Aslında üstat kültürü; esprili, bilgilendirici ve argo yapıya değer verir. Fakat bunlar tam olmalıdır. Düşündüğünüze ve dikkatinizi bir şeylere yoğunlaştırdığınıza dair izler taşımalıdır.
Sözdizimleri, noktalama işaretleri ve büyük-küçük harf kullanımdaki doğruluklar önemlidir. "yanlız" değil "yalnız", "yada" değil "ya da", "tabi ki" değil "tabii ki"... Her şeyi BÜYÜK HARFLER İLE YAZMAYIN! Büyük harfler bağırmak anlamına gelir ve pek hoş karşılanmazlar. (Tamamen küçük harflerle yazmak biraz daha az can sıkıcıdır çünkü onların da okunmaları zordur. Alan Cox bu kurala uymayabilir ama sizin böyle bir hakkınız yoktur.)
Daha genel olarak eğer eğitimini tamamlamamış biri gibi yazarsanız, muhtemelen kimse sizi ciddiye almaz. Bunun olmaması için anında mesajlaşma kısaltmalarını (you yerine u gibi) kullanmayın. Bir "alemin en bitirim netvörkcüsü" gibi yazmak ise ölüm öpücüğünü garanti eder ve büyük bir sessizlik ile ödüllendirilirsiniz. Veya en iyi ihtimalle, yığınla hakaret ve aşağılama alırsınız.
Şayet ana diliniz harici bir dil ile sorunuzu sormak zorundaysanız, bazı yazım ve dilbilgisi hataları kabul edilebilir - ama tembel birinin yapacağı hatalar değil (evet bunu ayırt edebiliriz). - Cevabın hangi dilde olacağını bildiğiniz durumlar hariç, ingilizce kullanın. Oldukça meşgul olan üstatlar, anlamadıkları dillerdeki soruları yok saymaya meyilli insanlardır. İngilizce İnternet'te her zaman için geçerli olan dildir. İngilizce yazarak, sorunuzun okunmadan kalması riskini azaltmış olursunuz.
Soruları erişilebilir, standart biçemlerde gönderin Şayet sorunuzu okunması zor bir hale getirirseniz, yardım alma şansınız azalacaktır. Bu nedenle:
* İletilerinizi düz metin halinde gönderin, HTML şeklinde değil. (
HTML seçeneğini kapatmak zor bir şey değildir)
* MIME eklentileri genellikle kabul edilebilir şeylerdir ama içerikleri sorununuz ile alakalı olmalıdır. Örneğin; eklenmiş bir kaynak dosyası veya yama olabilir. Posta istemciniz tarafından otomatik üretilmiş mesajlar olmamalıdır. Örneğin, gönderdiğiniz iletinin bir kopyası gibi.
* Bütün iletiyi tek bir satır halinde göndermeyin. Bu mesajınıza cevap vermeyi zorlaştıracaktır. Unutmayın ki karşınızdakiler 80 karakterlik genişliğe sahip metin görüntülemesine sahiptirler ve sizin satırlarınızı 80'den az karakterli bir şekle sokarlar.
* Hata iletileri veya kayıt dosyalarını oldukları gibi gönderin, sakın metinin içine sıkıştırmayın. Karşınızdakiler, bu çıktıları tıpkı sizin gördüğünüz gibi görmelidirler.
* MIME Quoted-Printable kodlama ile bir foruma ileti göndermeyin. Bu kodlama, sadece ASCII kodlama sisteminin kapsamadığı bir dil ile ileti gönderirken gereklidir. Ama pek çok posta alıcısı bu kodlamayı desteklemez. Bu durumda iletiniz içinde "=20" şeklinde gariplikler görürsünüz. Bu da iletiyi okunmaz ve çirkin bir görünüme sokar.
* Asla, üstatların Microsoft Word ya da Excel gibi kapalı kodlu belge formatlarını okuyabileceklerini ümit etmeyin. Pek çok üstat, böyle bir durumda, kapınızın önünde bir yığın domuz pisliği bulduğunuz zaman vereceğiniz tepkiyi verir.
* Şayet bir Windows makinasından ileti gönderiyorsanız, Microsoft'un aptal "Smart Quotes" özelliğini kapatın. Böylece postanızın içine saçma sapan karakterler yerleştirilmesini önlemiş olursunuz.
* Forumlarda "gülen suratları" ve "HTML" özelliklerini kullanmaktan kaçınmayın. Bir veya iki gülen surat genellikle problem olmasa da rengarenk yazılar insanların sizinle ilgili kötü bir izlenime sahip olmalarına neden olur. Çok fazla gülen surat, renkli ve değişik fontta yazılar sizin cevaptan çok görünüşle ilgilendiğinizi düşündürür.
Şayet grafik arabirimli bir posta alıcısı kullanıyorsanız (Netscape Messenger, MS Outlook veya benzeri), öntanımlı ayarlar ile bu kuralların çiğnenme ihtimali olduğunu unutmayın. Bu tür istemcilerin pek çoğunda "kaynağı görüntüle" menü komutu bulunur. Bu özelliği düz metin dosyaları gönderdiğinizden emin olmak için kullanabilirsiniz. Giden iletiler dizininde gereksiz karakterler ile dolu postalar olup olmadığını araştırabilirsiniz.
Sorununuz hakkında tam ve aydınlatıcı iletiler yazın * Sorununuz veya yazılım hataları için bulgularınızı dikkatli ve ayrıntılı olarak tanımlayın.
* Sorunun meydana geldiği ortamı tanımlayın (ne tür bir makina, hangi işletim sistemi, hangi uygulama, vs.). Kullandığınız dağıtımı ve sürümünü belirtin ("Fedora Core 7" veya "Slackware 9.1" gibi)
* Soruyu sormadan önce yaptığınız araştırma ve incelemeleri belirtin.
* Sorunu çözmek amacı ile uyguladığınız basamakları tanımlayın.
* Sorun ortaya çıkmadan önceki, muhtemel yazılım ve donanım değişikliklerini bildirin.
Bir üstadın size sorabileceği şeyleri önceden kestirip cevaplamak için elinizden gelenin en iyisini yapın.
Simon Tatham
Yazılım Hatalarını Etkili Bir Şekilde Nasıl Bildirmeli isimli bir makalesi bulunmaktadır. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Boyut herşey değildir Açıklayıcı ve kesin olmalısınız. Bunu, sayfalar dolusu kodlar veya hata iletileri göndererek yapamazsınız. Şayet yazılımda sorun yaratan büyük ve karmaşık bir test durumuna sahipseniz, göndermeden önce bunu budamaya ve sadece gerekli kısımları göndermeye çalışın.
Bu en azından üç sebepten dolayı yararlıdır. Bir: Sorunu basitleştirmek için çaba göstermiş olmak ki, sorunuza bir cevap alma ihtimalinizi artırır. İki: Sorunu basitleştirmek ki, işe yarar bir cevap alma ihtimalinizi artırır. Üç: Hata raporunu basitleştirmek ki, bu esnada sorununuza kendiniz bir çözüm üretebilirsiniz.
Bir yazılım hatası bulduğunuzu iddia etmeyin Kesinlikle emin olmadığınız sürece, bir yazılım ile sorununuz olduğu durumlarda, bir yazılım hatasını bulduğunuz iddiası ile ortaya çıkmayın.
İpucu
Problemi çözecek bir kaynak kodu yaması yazamadığınız veya eski bir sürümde test edip, hatanın kaynağının ne olduğunu ispatlamayı beceremediğiniz sürece muhtemelen yeterince emin değilsinizdir. Bunu web sayfalarına ve belgelere de uygulayabilirsiniz; bir belgelendirme "hatası" bulabilmeniz için onun yerine yazılacak metni hazırlayabilmeniz gerekir. Unutmayın ki, sizinle aynı sorunu yaşamayan pek çok kullanıcı daha vardır. Şayet bu genel bir hata olsaydı, interneti ararken ya da uygulamanın kılavuzlarını okurken bu sorunla karşılaşmış olurdunuz (şikayet etmeye başlamadan önce bunları yaptınız değil mi?). Bu da sorunun büyük ihtimalle yazılımdan değil sizden kaynaklandığı anlamına gelir.