Böyle başlığı olan bir yazı genellikle pek hoş karşılanmaz. Microsoft’un Linux’dan korkması mı? Hadi canım, abartıyorsun! Bunu kim söylese onun hayalperest olduğunu iddia ederler. Fakat ben bunun gerçek olduğunu düşünüyorum.
Linux’la tanıştığım 2008’de bu korkunun belirtileri görülüyordu. Linux’un Windows’a kıyasla üstün yönleri ve sıra dışı özellikleri vardı. O zamanlar piyasada Windows XP ve Windows Vista vardı. İkisinin de çok ciddi sorunları vardı ve bu sorunlar Linux’da yoktu.
Bu durumun kendisi için kötü sonuçlar doğurabileceğinin bilincinde olan Microsoft, 2009’da Windows 7 ile cevap vermeye çalıştı. Biraz daha özelleştirebilme imkanı, masaüstü efektleri, dahili donanım sürücüleri ve daha fazla dosya sistemi desteği getirdi. Bunlar Microsoft’un, Linux’dan arakladığı özelliklerdi. Peki, yeterli oldu mu? Bence hayır. Çünkü Windows’un içinde bu özellikler tam değildi. Özelleştirme bir yere kadardı, donanım sürücülerini ise eninde sonunda kurmak zorunda kalıyorduk. Diğer yenilikler ise ufak tefekti.
O dönem Linux için fırsattı ama Linux buna hazır değildi. Linux’un üstün yönleri olsa da son kullanıcıya hala hitap etmiyordu. Hala sık sık uçbirime girmek zorunda kalıyorduk. Hala ufak tefek ama sinir bozucu hatalarla uğraşıyorduk. Hala donanım, yazılım ve tabii ki oyun desteğinde önemli eksiklikler vardı.
Fakat bu dönemde yeni bir kapı açıldı. Mobil piyasa ortaya çıkıyordu. Akıllı telefon ve tabletlere işletim sistemi lazımdı. Gerek iOS, gerekse de Android sayesinde Unix ve Linux, yıllar önce Microsoft’a karşı yenilgisinin intikamını alırcasına hızlı davrandı ve piyasaya yerleşti. Microsoft’un Windows Phone 8, Windows Phone 8.1 ve Windows 10 Mobile gibi hamleleri ve Nokia’yı satın alması sonuçsuz kaldı ve mobil piyasadan silindi. Linux’un ve Apple’ın yükselişi durdurulamamıştı.
Linux her alanda lider konuma geldi. Sadece PC’lerde geride kalmıştı. Fakat güzel şeyler oluyordu. Başta Ubuntu ve Linux Mint dağıtımları, çeşitli masaüstü ortamları ve diğer bazı özgür yazılım projeleri, işleri çok kolaylaştırmıştı. Steam’in Microsoft’a karşı Linux ve Mac atağı, Linux’daki oyun sorununu önemli ölçüde azalttı. Pek çok yazılım, Linux versiyonu çıkardı ve bazıları Linux versiyonu çıkarmasa da çevrimiçi sürüm çıkardı ve işlerimizi web tarayıcıdan yapabilir hale geldik. Yazılım sorunumuz azaldı. Steam’den sonra donanım sorunları önemli ölçüde azaldı.
Microsoft, Linux’dan özellik araklamakla ayakta kalmaya çalışıyor. Çoklu masaüstü, daha gelişmiş dahili donanım sürücüsü desteği, Ubuntu’nun dashde arama yapma özelliğine benzer bir arama özelliği, Linux bileşenlerini Windows altında çalıştırma özelliği, Arch Linux’daki yuvarlanan sürüm sistemi...
Her ne kadar kullanım oranı artmış olsa da Apple’ın bilgisayar piyasasında Microsoft’u korkutmadığını düşünüyorum. Çünkü Apple’ın işletim sistemi sadece Apple’ın kendi bilgisayarlarında çalışıyor. Bu yüzden Microsoft, kendi yazılımlarının Mac versiyonunu geliştirmekte sakınca görmüyor.
Aynı şey Linux için geçerli değil. Linux dağıtımları, Windows’la aynı cihazlarda çalışması için tasarlanıyorlar. Genellikle ücretsiz ve özgürler. Windows’dan daha performanslılar. Daha güvenliler. Mahremiyete saygılılar. Kullanıcıya büyük serbestlik tanıyorlar. Her bakımdan Windows’a alternatifler, hem de sıkı birer alternatifler.
Microsoft, kendi yazılımlarının Linux versiyonu çıkarmayarak, kullanıcıları Windows’a mahkum edeceğini sanıyordu ama bunu başaramadı. Microsoft’un hiçbir servisi alternatifsiz değil. Bir örnek vermek gerekirse; MSN, Microsoft’un başlıca aracıydı. İnsanları Windows’da tutuyordu. Fakat öldü. Diğerleri de zaman içinde ölecektir. Microsoft, Linux’u taklit ederek umutsuzca çırpınıyor.
Linux, her platformu nasıl fethettiyse PC’leri de öyle fethedecektir. Bu konuda iyimserim. Adobe gibi şirketler de eninde sonunda Linux piyasasına girmek zorunda kalacaktır. Hatta Microsoft bile bunu yapmak zorunda kalacaktır. Linux’un mükemmel ve sorunsuz olduğunu iddia etmiyorum. Fakat Windows’dan üstün olduğunu, sorunlarını çözmenin yanı sıra yeniliklerin de öncüsü olduğunu iddia ediyorum.
Tarih, bir zamanlar dünya tekeli olup yok olmuş şirketlerle doludur. Microsoft da neden bunlardan biri olmasın?