Son birkaç gündür Deepin dağıtımının son sürümünü kullanıyorum. İzlenimlerimi de yazayım dedim. Böylece bu dağıtımı merak edenler denemeden önce bir fikir edinmiş olurlar.
Deepin'i en ilginç yapan şey tamamen kendi üretimi olan ve diğer masaüstü ortamlarından çok farklı bir masaüstü ortamıyla gelmesi. Bunun yanı sıra başka hiçbir masaüstü ortamını bu dağıtıma getirmekle uğraşmaması. Bu sayede kendi iş gücünü ve zamanını bölmüyor ve sadece kendi dağıtımını geliştirmekle uğraşıyor. Bunun da iki faydası olmuş:
1) Deepin masaüstü ortamı gibi güzel bir masaüstü ortamı ortaya çıkmış.
2) Deepin'in kendine has uygulamaları bollaşmış.
Elbette her dağıtımın kendine has yazılımları vardır ama hiçbirinde Deepin'inki kadar olduğunu sanmıyorum. Film oynatıcı, müzik oynatıcı, yazılım mağazası, dosya yöneticisi, uçbirim, ekran kaydedici, kurulum USB'si oluşturucu, sistem izleme aracı, paket yükleyici, yedekleme, ses kaydedici, renk toplama aracı, ekran görüntüsü alma, resim görüntüleyici, bulut yazdırma, bulut tarama, yazı tipi görüntüleme ve yükleme, takvim, sistem onarım aracı, uzaktan yardım aracı, rehber, programcılar için geliştirilmiş metin editörü, sunum asistanı, sürücü yöneticisi gibi tümüyle kendisine has Deepin uygulamaları var.
Anladığım kadarıyla pek çok dağıtımın aksine, hâli hazırda mevcut masaüstü ortamı, araç gereçleri, yazılımları bir araya toplayıp bir sistem yapmaktansa tamamen kendilerine ait farklı bir sistem yapmaya çalışıyorlar. Sistem Linux çekirdeğini ve Debian'ı taban alıyor ama o kadar. Kalan her şey kendilerine ait olsun istiyorlar. Kendilerine ait olsun derken dağıtım kendisine uygun araçlarla çıksın anlamında. Yoksa bu araç gereçlerin hepsi özgür yazılım, yani birer kamu malı.
Masaüstü ortamı gerçekten çok şık görünüyor. Elbette sadece bir docktan oluşmuyor. İsteyenler onu Windows ve Mint'teki benzer bir panele tek tıklama ile dönüştürebiliyorlar. Ayar yöneticisi ise sağ taraftan açılan bir menüde. Bu menüde tüm ayarlar, özelleştirmeler, hava durumu ve bildirimler yer alıyor. Windows 10'un sağ tarafta açılan menüsünün çok daha gelişmiş bir hâli diyebilirim.
Kurulu gelen yazılımların pencerelerinin hiçbirinde başlık çubuğu yok. Gnome Shell'deki gibi. Ayrıca görünür menü de yok. Küçültme tuşunun yanındaki bir butonla açılır menü yapmışlar. Böylece yazılımlar ekranda fazla yer kaplamıyor. Çözünürlüğü yeterli olmayan ve ekranda yer açmak isteyen kullanıcılar için ideal olmuş.
Deepin'in kendine has yazılımlarının yanı sıra gelen diğer yazılım tercihleri ise bana pek uymadı. Fakat tercih edecek kullanıcılar da az değil. Web tarayıcı olarak Google Chrome gelmiş. Ben onu kaldırıp Firefox yükledim. WPS Office kurulu olarak gelmiş. Ben onu kaldırıp önce Libreoffice'i yükledim ama başlık çubuğu ve menü hâlâ görünür olduğundan bu masaüstüne daha çok yakışan OnlyOffice'e geçtim. Thunderbird'ü kaldırdım ve yerine Outlook web uygulamasını kurdum. Steam ve Skype da hazır kurulu geliyor. Torrent istemcisi yok ama istediğiniz bir tanesini kurabilirsiniz. Uygulama mağazası ise oldukça şık görünüyor. Burada gezinmekten çok keyif aldım.
Donanım konusunda ise oldukça başarılı bir dağıtım. Akıllı TV'ye kablosuz bağlantı desteği vermişler. Touchpad'te üç parmakla kaydırma özelliği var. Bumblebee kurulumu ise çok kolay. Deepin Graphics Driver Manager yazılımı yükledim ve bana hangi ekran kartını kullanmak istediğimi sordu. Intel mi, Nvidia mı yoksa Bumblebee ile ikisini bir arada mı kullanmak istersin dedi. Bumblebee dedim. Bir şeyler indirdikten sonra yeniden başlatmamı istedi. Başlattım. Siyah bir ekranda bütün paketleri yükledi. Sonra ekranda dalgalanma olmadığını teyit etmemi istedi. Bu kadar. Bilgisayarı yeniden başlattığımda Bumblebee başarıyla çalışıyordu. Hiçbir komut girmeden ve metin düzenleyici kullanmadan Bumblebee kurmuştum.
Şimdi gelelim olumsuz yönlerine.
Ayar seçenekleri yetersiz kalıyor. Aslında bu biraz da benim isteklerimin acemi kullanıcının isteklerinden fazla olması vardı. Bazen daha ileri seviye ayarlara ihtiyaç duyabiliyorum. Depo eklemek vs. bu konuda hiçbir ayar yazılımı yok.
Güvenlik duvarı yazılımı kurulu gelmiyor. Ben yazılım mağazasından kurdum.
Uygulama mağazası çok güzel olsa da grafik arayüze sahip olmayan bazı gerekli paketleri bulamadım. Neyse ki uygulama mağazasında Synaptic var. Onun aracılığıyla ya da apt komutlarıyla aradığınız şeyi kurabilirsiniz.
Uygulama mağazasındaki uygulamalar yeterince hızlı güncellenemiyor. Chrome ve Firefox azıcık geride kalmış. Opera ise bayağı geride kalmış. Bu durumun farkında olan geliştiriciler de uygulamaları deb versiyonundan flatpak versiyonuna geçirmek için çalışıyorlar.
Bazı hatalar da var elbette. TV'ye kablosuz bağlantı özelliği eklemişler ama çalışmıyor ne yazık ki. TV'yi görüyor, TV de bilgisayarı görüyor ama "bağlantı kuruluyor" aşamasında kalıyor. Klavyemi İngilizce klavye olarak algıladı. Ayarlardan kendim düzelttim. Spotify deposu ekliydi ama hata veriyordu. Onu sistemden kaldırdım. Tabii Linux Mint Yazılım Yöneticisi gibi bir arayüz olmadığından webde arama yapmak zorunda kaldım. Fazladan bir depo eklemenin hiçbir yolunu bulamadım. O yüzden Windscribe VPN yazılımı yükleyemedim. Firefox eklentisiyle idare ediyorum. Anladığım kadarıyla her şeyi kendi yazılım mağazalarında verip kullanıcıyı depo eklemekle uğraştırmak istemiyorlar.
Sonuç olarak bilgisayarı sadece günlük işleri için kullanan, çok fazla kurcalamayan, şıklığa da önem veren kullanıcılar için çok güzel bir sistem olmuş. Ama sistemin üzerinde biraz değişiklik yapmak isteyen kullanıcılar için biraz sınırlayıcı görünecek bir sistem bu.
Bu dağıtımı kullanmaya devam edip etmeme konusunda kararsızım. En büyük sıkıntım bazı yazılımların sürümlerinin geride kalması ve depo ekleyememe, webde deb paketini bulup indirmek zorunda kalmamız. Belki de Manjaro'nun Deepin masaüstü ortamını kullanan sürümünü denemeliyim. Çünkü hem bu şık masaüstü ortamını kullanıyor hem de yuvarlanan sürüm olduğundan yazılımlar her daim güncel.