Gönderen Konu: Windows’un Yenilgisi ve Bir Linux Kullanıcısının Gözünden Bakış  (Okunma sayısı 3008 defa)

Çevrimdışı okanakinci

  • Penguen
  • ***
  • İleti: 356
  • Dağıtım: Linux Mint 19.1
  • Masaüstü Ortamı: Cinnamon
  • Grafik Kartı: Nvidia GT820M + Intel Haswell-ULT
  • İşlemci: Intel Core i5-4210U @ 1.70GHz x 2
Aşağıdaki yazıyı kendi Medium yayınımda yazmıştım. Konusu nedeniyle burada sizlerle de paylaşmak istedim. Creative Commons BY-NC-SA 4.0 lisansına sahiptir. Yani bazı koşullarla paylaşabilirsiniz. Yazının orijinal kaynağı: https://goo.gl/JzBbiS

Okumakta olduğunuz bu yayın her ne kadar Linux hakkında olsa da Windows’la ilgili bazı konulara da değineceğiz elbette. Çünkü Windows ve Linux birbirlerinden tamamen bağımsız değiller. Aynı pazarın içinde rekabet eden iki farklı sistem olduklarından attıkları adımlarla birbirlerini etkiliyorlar.

Asıl konuya gelmeden önce yakın geçmişe kısaca göz atmakta fayda var. 11 yıl önce özgür yazılım ve Linux’la ilk tanıştığımda özgür yazılım camiasında yanlış giden bir şeyler vardı. Özgür yazılım geliştiricilerin ve topluluğunun bir kısmı kendi yolunu çizmek yerine kendisini Microsoft dünyasının hamlelerine göre konumlandırıyordu. MSN’i ve Silverlight’ı Linux’ta çalıştırmak için geliştirilen yazılımlar, Mono projesi, Wine’sız Linux olmaz anlayışı, ofis yazılımlarına daha iyi MS Office dosya biçimleri desteği vb. zaman kaybı hamleler yapılıyordu. Bunlardan bazıları hâlâ yapılıyor.

Zaman içinde ibre tersine döndü. Bir işletim sistemine ihtiyaç duyan elektronik cihazlar bir hayli çeşitlendi. Tabletler piyasaya sürüldü. Cep telefonları, televizyonlar, kol saatleri, arabalar, beyaz eşyalar ve nice elektronik cihaz “akıllandı.” Bunların da birer işletim sistemi oldu. Bu piyasaya önce giren Apple kendi sistemlerini geliştirse de diğer şirketler de Amerika’yı yeniden keşfetmek zorunda kalmadılar. Linux sayesinde çabucak birer işletim sistemi geliştirdiler. Sunucular ve süper bilgisayarlarda da Linux zafer elde etti. Microsoft, Linux’un gelişme hızına yetişemedi. Windows’lu telefonlar ve diğer cihazlar hezimete uğradı. Windows’lu mobil cihazlar pazarı büyük oranda terk ettiler.

Microsoft’un elinde sadece PC, yani masaüstü ve dizüstü bilgisayar pazarı kaldı. Son yıllarda Linux orada da yükselmeye başlayınca ve ayrıca PC pazarı eski önemini yitirmeye başlayınca Microsoft sadece işletim sistemi ve ofis yazılımı satarak uzun süre yola devam edemeyeceğini anladı, alarm zilleri çalmaya başladı. Windows, PC pazarına hapsedilmişti ve orada da Linux dağıtımları çok ciddi ilerlemeler kaydediyorlardı. Hâlâ da önemli gelişmeler yaşanıyor. Linux dağıtımlarında ve mobil cihazlarda gördüğümüz bazı özellikler (çoklu masaüstü, uygulama mağazası, yuvarlanan sürüm) Windows 10’a yerleştirildi. Yetmedi, Windows 10’un içinde Linux dağıtımları ve bileşenleri çalıştırma özelliği getirildi. Yetmedi, Windows 10’a yükseltme bir yıl boyunca ücretsiz hâle getirildi. Yetmedi, kullanıcı lisansları kişinin Microsoft hesabına bağlanarak “Windows’un silinirse ve lisansını kaybedersen şu kadar para ödeyerek yeniden lisans satın almak zorundasın” dayatmasından vazgeçildi.

Microsoft, umutsuzca PC pazarını elinde tutmaya çalışıyordu. Fakat görünen o ki işler arzulandığı gibi gitmemiş. Bugünlerde Microsoft’tan bir geri adım ve bir de üstü kapalı yenilgi itirafı geldi. Önce geri adıma bakalım. Bildiğiniz üzere Microsoft, Windows 10’dan sonra yeni bir Windows sürümü çıkarmayacak. Microsoft birkaç yılda bir yeni işletim sistemi çıkarıp, yeni özellikleri ona dâhil edip onu satma stratejisinden vazgeçti. Her gelişme hemen Windows 10’a eklenecek ve güncelleme ile kullanıcılara sunulacak. Windows 10 hiç durmaksızın gelişecek. Buna yuvarlanan sürüm diyorlar ve Microsoft’un Linux’tan görüp hayata geçirdiği bir fikir. Linux cephesinde bu fikir Arch Linux ve onu taban alan Manjaro ve Antergos tarafından, ayrıca ondan bağımsız olarak SolusOS, Opensuse’nin Tumbleweed sürümü tarafından da uygulanmakta.

Bu fikir Windows’ta tutmadı çünkü Windows, güncelleme konusunda Linux’a kıyasla bir hayli hantal bir sistem. Linux’ta güncelleme paketleri çok yer tutmuyor, hızlıca yükleniyor ve “beni en kısa sürede yeniden başlatmak zorundasın” gibi bir dayatmada bulunmuyor. Günde 500 tane güncelleme gelse de Linux’ta bunlar kolaylıkla uygulanabiliyor. Windows’ta ise durum tam tersi. Bu yüzden Windows kullanıcıları sık sık uzun süren güncellemeleri yapmaktan, bilgisayarın yeniden başlatma isteklerinden ve hatta bir anda yeniden başlatılmasından rahatsızlar. Aynı şekilde pek çok kullanıcı da yeni özelliklerden faydalanmak istemiyor, sadece güvenlik güncellemeleri alıp işini hâlletmek istiyor. Bu yüzden bir miktar ev kullanıcıları ile pek çok kurumsal kullanıcı Windows 10’un yuvarlanan sürüm özelliğinden hiç hoşlanmadı.

Microsoft da nihayet bu “büyük yenilikten” geri adım atmak zorunda kaldı. Kurumsal kullanıcılar için Windows 10’un LTSB sürümü duyuruldu. Bu sürümde sadece güvenlik güncellemeleri olacak. Yeni özellikler verilmeyecek. Microsoft üç yılda bir yeni LTSB sürüm çıkaracak. Sizin anlayacağınız Microsoft en azından kurumsal kullanıcılar için eskiye döndü.

Microsoft yarın son kullanıcı ve diğerleri için sunduğunu normal Windows 10’da da yuvarlanan sürümden cayarsa büyük bir kriz yaşayacaktır. Bundan sonra işler nasıl devam edecek, Windows 10 yarı yolda mı kalacak gibi sorular ortaya çıkacak. Ki Microsoft zaten Windows 8, 8.1 ve 10 sürümlerini hâlâ kullanıcılara sevdiremedi. Kullanıcılar nasıl ki daha önce Windows XP’de kalmak için direndilerse şimdi de Windows 7’de kalmak için direniyorlar. NetMarketShare’in verilerine göre Windows 7 kullanım oranı yükselişteyken Windows 10 düşüş yaşadı. İnsanlar yeni Windows sistemlerine tepkililer, Linux’tan haberdar olan Linux’a geçiyor, olmayansa Windows 7’ye dönüyor.

Yine bu hafta gelen bir başka haber var ve bence bu haber çok daha büyük bir haber. Çünkü Microsoft resmen Windows’un yenilgisini itiraf ediyor. Şirket geçtiğimiz günlerde yeni bir iç yapılanmaya yöneldi. En dikkat çekici yenilikse Microsoft’un artık bir Windows departmanı yok. Microsoft bunu, bir yapay zekâ şirketine dönüşmek istemesiyle açıklıyor. Geleceğe yönelik bir adım attığını iddia ediyor. Windows’u ise elbette sürdüreceklerini ama birinci önceliklerinin bundan böyle yapay zekâ olduğunu iddia ediyorlar.

Bunu dikkatli okumak gerek. Evet, gelecek yapay zekâ dünyasının olacak; fakat her elektronik cihazın içinde bir yapay zekâ en azından çok kısa vadede olmayacak. Öte yandan yapay zekânın çalıştıkları da dâhil olmak üzere bütün makinelerin içinde bir işletim sistemi ve bol miktarda kod satırı var olmaya devam edecek. Yapay zekâya sahip makinelerin de daha verimli çalışabilmesi için daha iyi bir zemine ihtiyacı var. Windows böyle bir zemin değil ama Linux ve diğer Unix benzeri sistemler bu ihtiyacı karşılayabilir.

Ben bu yüzden Windows bölümünün sonlandırıldığını düşünüyorum. Windows gibi eski moda, güvenlik açıklarıyla dolu, kapalı kodlu, son derece hantal bir sistemin yapay zekâ dünyasında yeri yok. Microsoft bu sistemi yavaş yavaş da olsa gözden çıkarmak zorunda.

Microsoft zaten bir süredir bu yönde adımlar atıyordu. Windows 10’a Linux bileşenlerinin dâhil edilmesi, Linux çekirdeğine yapılan katkılar (Linux bir özgür yazılımdır ve herkesin katkısına açıktır), kendi sunucularında bile Linux kullanması çarpıcı gelişmeler.

Microsoft uzun zaman boyunca özgür yazılımı ve Linux’u kendisine bir tehdit olarak gördü. Şimdiyse Windows’un kendisine ayak bağı olduğunu görüyor ve ondan kurtulmaya çalışıyor. Yıllar önce Linux kullanıcıları hayaller kurardı, “birgün Linux’un zafer kazandığını ve Microsoft’un yenildiğini görecek miyiz” diye sorardık. O günler geldi diyebiliriz. Microsoft dışarıya pek yansıtmamaya çalışsa da hezimet yaşıyor. Stallman’ın hayal ettiği şekilde olmasa da özgür yazılım zafer kazanıyor (bu da başka bir yazının konusu). İşte buna içilir.

Çevrimdışı minteger

  • Penguen
  • ***
  • İleti: 381
  • Dağıtım: Linux Mint 17.3 KDE
  • Masaüstü Ortamı: --illede KDE
  • Grafik Kartı: Nvidia
  • İşlemci: AMD
Şimdi okuma fırsatım oldu. windows tarafını pek takip etmiyorum açıkcası. Ancak bi hayli yüksek kullanım oranın sahip halen. Ancak GNU/Linux un yükselişi her halükarda devam ediyor. Bundan sonra biraaz daha yakından takip ediyor olacağım büyük ihtimalle.