Ben Linux'un Windows'un gölgesinde kalmadığını, bilakis Windows'un Linux'un gölgesinde kaldığını düşünüyorum. 10-15 yıl önce piyasadaki başlıca tüketici elektroniği cihazları masaüstü ve dizüstü bilgisayarlardı ve pazarın %90'ından fazlası Windows'un elindeydi. O dönemlerde bu önerme doğruydu.
Sonra akıllı telefonlar, tabletler, akıllı TV'ler, akıllı ev eşyaları, akıllı kol saatleri ve diğer giyilebilir teknolojiler, sürücüsüz de gidebilen elektrikli araçlar hayatımıza girmeye başladı. Hem sunucu bilgisayar ve süper bilgisayar pazarından hem de saydığım bu cihazların pazarından Microsoft silindi. Bu pazarlara girmeye çalıştılar ama Linux Microsoft'u ezdi geçti. Bilgisayarında Linux kullanmadığı için "ben hiç Linux kullanmıyorum" diyen insanlar aslında diğer cihazlarında Linux kullandıklarının farkında değiller.
Microsoft sadece masaüstü ve dizüstü pazarına hakimmiş gibi görünüyor ama orada da rahat değil. Son birkaç yılda Linux'un pazar payı iki katına çıktı. Linux'un yazılım, oyun ve donanım desteği arttıkça ve insanlar kendilerini Windows'a bağlayan özel bir yazılım olmadığı sürece Linux'a geçebiliyorlar. Çünkü daha üstün bir sistem.
Microsoft da artık Linux'tan açık açık kopya çekmeye ve bu özellikleri Windows 10'a dâhil etmeye başladı. Yetmedi, Linux çekirdeğine katkıda bulundu, kendi sunucularında dahi Linux kullanır oldu. Hatta geçenlerde akıllı bir ev cihazı için kendi Linux dağıtımı olan Azure Sphere OS'u geliştirdiğini açıkladı. Şirketteki Windows departmanını da kapattı.
Microsoft'un kendisi dahi Windows'tan vazgeçiyor. Çünkü Windows şu an PC pazarına Linux, Google ve Apple tarafından hapsedildi ve orada da tehdit ediliyor. Microsoft da artık işletim sistemi satarak geçinemeyeceğini biliyor. Kendisini bir yapay zekâ şirketine dönüştürmeye ve bunun için de Linux'tan faydalanmaya çalışıyor. Çünkü Windows hantal ve geleceğin yapay zekâ dünyasına hizmet edemez. Windows gelecekte ya ölecek ya da Microsoft, Windows'un içine Linux kodlarını da gömerek sistemleri birleştirecek. Şu an ikinci seçeneği uygulamaya çalışıyormuş gibi görünüyor. Çünkü Linux'a ait bazı bileşenleri Windows'a yüklenebilir hâle getirmeye çalışıyor.
Bu yüzden ben Windows'un yenilgiye uğradığını düşünüyorum. PC pazarındaki yüksek pazar payı sizi aldatmasın. PC pazarı eski önemini kaybediyor. Elbette PC'ler her zaman var olacak ve çok faydalı olacaklar ama işi sosyal medyada takılmak, dizi izlemek vs. olan pek çok sıradan kullanıcı bu cihazlara o kadar da ihtiyaç duymuyor. Ki o pazar payı oranı da kısa zamanda değişebilir. Google, kendi Linux tabanlı işletim sistemini yaptı ve bilgisayar üreticileri ile anlaştı. Bol miktarda bilgisayar sattı. Bazı büyük bilgisayar markaları da Ubuntu'lu versiyonları piyasaya sürmeye başladılar. Bunun dışında sadece Linux'lu bilgisayarlar üreten System76 gibi küçük markalar da pazara girmeye çalışıyorlar. Steam ve Vulcan API sayesinde oyun eksikliği sorunu azaldı ve bu gidişle tamamen bitecek. İş ve tasarım amaçlı bazı programlar dışında çok büyük bir eksik kalmadı bence.
Dell'in bazı modelleri Linux'lu olsa da internetten alışveriş yapmak istemediğimden bir mağazaya gidip Windows'lu bir model almıştım. Ondaki Windows'u tamamen silip Linux kurdum. Zaten destek servisi de bana sosyal medyada "Windows'u silip Linux yüklersen garantin ölmez" demişti. Bu yüzden seçmiştim bu markayı. Bir başka nedenim de Dell'in Linux donanım desteğinin çok iyi olmasıydı. Bütün donanımlarım sorunsuz çalışıyor. Aldığım Dell Inspiron 3542 model bilgisayarımla çok memnunum. Yaklaşık üç yıldır çok hor kullanmama rağmen bana mısın demiyor. (Umarım bu sözlerim üzerine nazar değmez.)
Linux'a geçiş aşaması ve sonrasında uğraştıran bir iki nokta her nedense abartılıyor. Çünkü aynı şeyler Windows'ta çok daha fazla var. Bilgisayarınıza Linux yükledikten sonra en fazla ekran kartını yüklemeniz gerekiyor. Diğerlerini çoğunlukla Linux kendisi tanıyor. Güncellemeler o kadar çok uğraştırmıyor. En fazla ufak tefek birkaç ayar yapmak ve ufak tefek birkaç sorunu çözmek gerekiyor. Ki bunlar da Linux dağıtımlarının her yeni sürümünde biraz daha azalıyor. 11 yıl önce Linux kullanmaya başladım ve sorunların ne kadar azaldığını, işlerin ne kadar kolaylaştığını bu kadar yıldır gözlemliyorum.
Windows'ta ise durum böyle değil. Fakat insanlar bilgisayar aldıklarında Windows zaten kurulu geldiğinden bunlarla uğraşmıyorlar ve kolay sanıyorlar. Hâlbuki Windows'a format atıp yeniden kurmaya kalksalar elli tane donanım sürücüsünü tek tek kurmakla, sisteme ayar çekmekle, koca bir gün bitmeyen güncellemeler yapmakla uğraşacaklar. Her yeni güncellemede sistemin yavaşlaması, sistemin genel hantallığı, düzenli olarak bakım gerektirmesi, bitmeyen güvenlik sorunları da cabası. Bütün bu dertlerle uğraşmak Linux'ta bir ekran kartı sürücüsü kurmaktan, akıcılık sorununu çözmek için Xed'le bir dosyayı açıp iki satır bir şeyi kopyalamaktan daha mı kolay? Bence değil. Aksini iddia eden insanlar bence tarafsız davranmıyorlar.
Bu arada akıcılık sorunları Xorg'un ya da sistemdeki başka bir şeyin yeni sürümlerinde görülmüyor. Manjaro'da aynı Cinnamon sürümü olmasına rağmen bu sorun ortadan kalkmış. Yani Linux Mint 19'da da bu sorunu büyük olasılıkla görmeyeceğiz.